İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Zamanım nasıl geçiyor? True Story…

Baştan söylemeliyim. Eğer zamanın yoksa “Sanal Ajandam” başlıklı yerden okumaya başlamalısın. Başlarda bir hikaye var!

Korona başladığı zamandan beri mezun olduğum Üniversitemde çalışmaktayım. Çalışmaktan büyük bir keyif duyuyorum. Ha, siz olayları bilmiyorsunuz tabii. Ben inşaat mühendisliği mezunu, yazılım uzmanı olarak çalışan, Siber Güvenlik üzerine yüksek lisans yapan birisiyim. Ne alaka değil mi? 😄 Çocukluğumdan beri bilgisayar ve elektronik olan eşyalara karşı,teknolojiye karşı, büyük bir ilgim var. Yoğun bir şekilde hazırlandığım,ki bunu başka bir hikayede anlatırım, üniversite sınavı döneminde istediğim bir-iki bölüm vardı. Tabii ki bilgisayar/yazılım mühendisliği. Bilirsiniz Türkiye’de eğer üniversite okuyacaksanız ailelerin bölüm seçiminiz üzerine ikna çabası(baskısı aslında) olur. Ben bunu her ne kadar çok yaşamasamda, ucundan dokundu diyebiliriz. Babam o zaman İnşaat Mühendisliği okumam konusunda beni ikna etmeye çalışıyor ailenin diğer fertleri ise bu konu ile çok fazla ilgilenmiyordu. Nitekim babamın ikna çabaları arkadaşlarını da olaya dahil etmesi ile devam ediyordu. Bir Mimar ile görüştürüyor inşaat mühendisliğini seçmem için elinden geleni yapıyordu. Aslında o dönemler irademin etkin olmadığı dönemlerdi. Çok fazla kendi fikirleri olmayan sadece hayalleri, merakı ve çalışma arzusu olan biriydim. Tercih dönemi geldiğinde her ne kadar istediğim bölümü ilk sıraya(boğaziçi :/ ) yazsamda takip eden sıralamada tabii ki İnşaat Mühendisliği vardı. Sonuçlar açıklandığında ise Işık Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencisiydim. İnşaat Mühendisliğini kazanmış genç bir mühendis adayıydım. Bölümümü tamamladığımda ikna edildiği üzere çok kolay iş bulur ve çok iyi paralar kazanırdım. Nah kazanırsın Eyüp! Üniversiteyi bitirdiğimde öyle bir dönemdi ki İnşaat sektörü dibe vurmuş, ekonomi belkide tarihinin en dip seviyelerini görmekteydi. Kapı kapı dolanıyor iş bulmaya çalışıyordum. Hatta öyle ki şirketlere gidip “Lütfen beni işe alın maaş istemiyorum. Sadece tecrübe kazanmak istiyorum” diyordum. Fakat buna rağmen işe alınmıyordum. Beni bekleyen güzel şeyler olduğundan habersiz 6 ay kadar işsiz kalmıştım. Sonrasında yıl başında bir şey oldu. Üniversitede ortak ders olarak aldığımız Programlamaya Giriş dersinde ki hocam, ki aynı zamanda gelecekte 1-2 sene çalışma burslu öğrencisi olduğum, ile tanışmıştım. İşte bu çalışma bursluluk dönemimden kalan hocamın ekibi ile kurulan whatsapp grubunda yılbaşı tebrik mesajı gönderdim. Sonrasında ise hocamın “Eyüp seni ne zaman aramızda göreceğiz?” , “Şubatta bizimlesin” cümlelerinin aniden hayatımın akışının değiştiğine şahit oldum. Artık Yazılım Uzmanı olarak çok sevdiğim hocamla birlikte çalışıyor. Bir şeyler öğrenmeye ekibe katkı sağlamaya çalışıyordum. Bir süre sonra ,ki bu 6 aydan fazla olması lazım, eğitim hayatıma devam etme isteği, üniversiteden uzak durmama isteği belkide akademisyenlik hevesi beni sardı. Yüksek lisansa başvurdum. İnşaat Mühendisliğini bitirdiğim, aynı zamanda iş yerim olan üniversitemde bir kez daha yolum çakıştı ve Siber Güvenlik üzerine yüksek lisans yapmaya karar verdim. Artık hikayeyi biliyorsunuz.

Peki günlerim nasıl geçiyor? Nasıl hem iş hem yüksek lisansı bir arada ilerletebiliyorum?

Aslında her geçen gün daha da yoğunlaşıyor. İş için projeler, sunumlar, toplantılar ardı ardına gelirken yüksek lisansta ise makaleler, araştırmalar, ödevler, sunumlar, sınavlar birbirini takip etmeye devam ediyor. Gün geçtikçe yüküm ağırlaşıyor. Bundan kesinlikle şikayetçi değilim. Sadece bazen “Keşke daha çok zamanım olsa” diyorum. Çünkü işlerim yetişmiyor. Ben ise çalışmaktan, bu tempodan mutlu oluyorum. Konuya dönecek olursak bu kadar yoğunken hayatınızı çok iyi planlamanız gerekmektedir. Zira planlamadığınız taktirde çoğu şey aklınızdan uçuyor ve Oğuzhan Uğur’un “nE” tepkisini verebiliyorsunuz. Bunun için önerebileceğim bir kaç uygulama var. Bunları kullanarak hayatınızı programlayabilir ve aslında ne kadar çok vaktinizin olduğunu fark edebilirsiniz(benim kalmasada.. ).

Sanal Ajandam

Ben genellikle bilgisayar başında çalışıyorum. Her ne kadar defter ile not tutsam ve onları bilgisayara geçirsem de elbette hiç yanımdan ayırmadığım telefonumda da uygulamalar kullanıyorum. Öncelikle yapacağım işleri defterime not alıyor, akşamları ise onları telefonumda Google Takvim uygulamasını kullanabiliyorum. Bu uygulamayı tercih etmemin sebebi hem bilgisayarımdan hem de telefonumdan ulaşılabilir olması. Kategoriler oluşturabilir, bildirimler alabilirsiniz. Bu sayede ister bilgisayarda olun ister dışarıda bir kafede, gelen bildirimler sayesinde işlerinizi kaçırmayacaksınız.

Peki nasıl not alıyorum? Hangi uygulamaları kullanıyorum?

Bayıldığım ücretsiz bir uygulama var. Tabii ki cross-platform(hem mobil hem bilgisayar) çalışmakta. Adı Notion. Bu uygulama sayesinde her şeyi o kadar düzenli hale getirdim ki anlatamam. Aslında gündelik hayatımda ki her şey burada. Derslerim, işim, toplantılarım, yapacaklarım, araştırmalarım, şiirlerim(evet evet karalamalar belki bloğumda da paylaşırım) kısacası her şey burada.

Bakın size bir örnek ekran görüntüsü. Yeni bir sayfa oluşturup içerisini dilediğiniz gibi sürükle bırak mantığı ile düzenliyorsunuz. Bloğum için yaptığım bu şekilde. Yukarıdaki “Fikirler” aslında bir buton ve basıldığında yeni bir sayfaya gidiyor.

Ve burada bloğum hakkında ki fikirlerimi ekliyorum. Böylelikle hiç bir fikri atlamıyor, onlar üzerinde daha fazla düşünebiliyorum.

Şöyle bir ana sayfa tasarladım. Güne başlarken ilk olarak burayı ziyaret ediyor ve yapmam gerekenleri kontrol ediyorum. Her şeyi burada bulabiliyor, onları başlangıç-bitiş tarihleri atıyor, kategorilendiriyor ve onları sıralıyorum. Bir şeyi itiraf etmem gerek sanırım. Not defterinden buraya geçerken biraz zorlandım. Çünkü her gün işlemek biraz zor oldu ama alıştıktan sonra defterden daha iyi olduğunu kabul edebilirim 🙂.

Bu düzen ve programlama sayesinde hayatımda hiçbir şeyi kaçırmıyor ve çoğu şeye yetişebiliyorum. Size önerim bu tarz programları kullanmanız onlara şans vermeniz olacak.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir